About Me/Ben Kimim?

(Türkçe versiyonu aşağıda)

Hi there,

I’m Husna from Turkey, living in the Netherlands. I’m telling you some country names in the first place because, I hope deeply in my heart, when I say that, you can ignore my English level. And if you lower your expectations about my English, I hope we can discover some good things in this blog 🙂

So, what is this gonna be about?

I love crocheting. I learned the basics from my mum when I was a child. At that time, I didn’t like it a lot because it seemed very traditional, old fashioned. Because my mother’s motivation to teach me was also not very inspiring. She thought that every woman should know how to crochet/knit/sew etc. And I was rebellious at that point. Why should only women learn that? (I still think that’s not right. Men should also learn these.) My poor mum… She couldn’t answer but she always repeated this sentence which she grew up hearing that from her mum: “What you do is for me but what you learn is for yourself”. Oh, I hated this sentence. Because I thought this message was only about marriage. Because young women around me were crocheting to get prepared for their marriages. Handcraft was only about marriage to me. And I was not planning to get married.

But now, I understand what my mother meant. It was really about learning. When you learn something at that age, it is harder to forget. And then you will use this information sometime, somewhere in your life, for sure, you just don’t know when. And that, not knowing, made me stay away from handcraft even though I liked it. But of course life happened and handcraft saved me from difficult times.

I graduated from university but I didn’t wanna work at my field. I worked in different areas but I felt like I didn’t fit in any of them.

Then I got married with my boyfriend and we moved to the Netherlands. It was a new life but still I didn’t know what to do with my life. I was feeling depressed. One day I saw yarns in a shop and they were not so expensive. I bought one and started to crochet. At first I didn’t know how to begin but it was like cycling, I remembered quickly. Then I discovered that internet was full of easy patterns! I started following blogs, watching videos and getting inspired by Pinterest. I came to a point where I couldn’t stop buying yarns wherever I see a cheap one. My house became a yarn heaven. I brought my mum’s yarns and embroidery stuff from Turkey. At this point of my life I was interested in not only crocheting but all kinds of handcraft and this situation is still going on.

Now I am subscribed to a Dutch handcraft magazine (Handwerken Zonder Grenzen) which inspires me a lot and helps me improve my Dutch skills at the same time. I have a sewing machine which I can do only basics but even this is enough to make me happy because I don’t need tailors anymore for easy things like shortening trousers or curtains. I have a crochet hook set from 0.60 to 6.5 mm. I am trying to finish the yarns I have at home. When I finish all of them, I will buy more consciously. I will ask all these questions: Do I really need it? What can I do with that yarn? Is it washable? Is it really suitable for the project I have in my mind? etc…

As a result of all these things, I wanted to share what I do with people, not only with my husband and my mum. I really wanna focus on this activity. I just can’t stop myself. I know that sharing helps with learning too. Because to write a blog, I’m gonna need to learn some details. At least I know that it will help to improve my English a lot (Please help me about it, don’t hesitate to warn me about my mistakes). And at the end, I wanna be able to write patterns and do my own designs. But who knows? Life always happens in an unexpected way;) We’ll see.

After all those depressed times, now I work for a handmade bracelet company. Things can always go bad but I wanna start this blog to show my gratitude to my mum and to handcrafting. They both are very precious.

Why color o’clock? Because it’s time for COLORS! Color means being productive to me. Productive and cheerful at the same time. And it doesn’t have to be childish colorful all the time. Black, grey and white are also colors… As long as it makes you feel something and encourages to create, it doesn’t matter which color it is.

I hope this place continues to be inspiring for me and I hope you want to join me in this journey!

Hope to meet you in the next post or one of these:

Instagram: coloroclock

Facebook: coloroclock

Pinterest: coloroclock

Cheers,

Husna


Merhabalar,

Sonunda üşenmeyi bırakıp, Türkçesini de yazıyorum bu yazının. Yukarıdakinin aynısını çevirmeyeceğim, yeniden başlamak hep daha zevkli ne de olsa.

Ben Hüsna, Hollanda’da yaşıyorum. Elişleriyle uğraşmaya bayılıyorum. Peki, nasıl başladı bu hikaye, sorusuyla dalayım konuya.

Küçükken annem öğretmişti, genelde dantel örülürdü o zamanlar, ince ipler, ince tığlar… çok zor gelirdi. Çok sıkı örerdim, ellerim terlerdi. Şimdi anlıyorum ki, yeni başlayan biri için, özellikle de sabırsız bir çocuk için işe ince dantellerle başlamak pek de mantıklı değilmiş. Aslında bulaşık bezi, lif gibi şeyler de örerdik ama değeri yoktu pek. Dantel modaydı o zamanlar… Televizyon üstüne, sehpaya, vitrine, her yere dantel serilir, havlu kenarları boş bırakılmazdı. Yani elişi sadece süs içindi, çeyizlikti. Kıyafet olarak örgü örmek, en azından annemin çevresinde, çok yaygın değildi. Evhanımlarının becerilerini gösterme araçlarından biriydi elişi. İşte böyle… Yapılan işler ilgimi çekmiyordu. Üstüne üstlük bir de daha ilkokuldan itibaren çeyiz hazırlama telaşı içine sokulunca topluma isyan etme yöntemlerimden biri olarak elişlerinden uzaklaşmayı seçtim. Halbuki seviyordum. Fakat evliliğe hazırlanma amacıyla örgü örmek istemiyordum, çünkü evlenmek istemiyordum. Ayrıca kullanmak istemeyeceğim şeyleri örmenin ne anlamı vardı?

Derken yıllar geçti, internetin bolca kolaylık sağladığını fark edince, tekrar başladım örmeye. Zor, depresif zamanlardan kurtardı beni örgü. Özgüvenimi tekrar kazanmama, sokağa çıkmama, iş arama cesareti edinmeme yardım etti.

Şimdi aramızda böyle bir bağ oluşunca kopamıyorum tabi. Evde bir yığın ip var. İş sadece örgüden ibaret de değil artık, dikiş var, işleme var, ben bununla bi şey yaparım diye bir kenara koyduğum kurdela parçaları var… Hatta geçenlerde bol.com dan kalın, rengarenk bi katalog gelmiş. Kağıt israfı, niye göndermişler anlamıyorum… Atmaya kıyamadım, hemen aklıma geldi, renkli kağıtlarla kesin bir şeyler yapılıyordur, ben bunu bi araştırayım, diye düşündüm, kenara koydum. Anlayacağınız, hayatımın önemli bi parçası oldu bu elişleri, işe yaramayan nesneleri işe yarar hale dönüştürmek, pratik çözümler bulmak, kıyafetler yapmak, hediye etmek… Hobilikten çıktı. Aklımda sürekli yeni projeler, araştırmam gereken konular…

Yaptıklarımı bi yerlerde biriktirmek, deneyimlerimi paylaşmak ve öğrenmek için kendime yeni bi platform oluşturmak istedim. Dünyaya daha rahat ulaşabilmek için İngilizce olsun dedim. Ama her yazıya bir de Türkçe versiyon eklemek istiyorum bakalım, enerjimi eşit dağıtmayı öğrenebilirsem… İngilizcesini yazdığımda bilgisayarın başında daha fazla duracak enerjim olmuyor da genelde….

İşte böyle. İlgileniyorsanız, ilham almak için, bana ilham vermek, yol göstermek için buralara uğrarsanız sevinirim. Buralara gelmeye üşenirseniz, şuralara da gidebilirsiniz:

Instagram: coloroclock

Facebook: coloroclock

Pinterest: coloroclock

Renginiz, neşeniz, üretiminiz bol olsun,

Hüsna

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s